Sadece doğduğumuz andaki duyularla mı sınırlıyız, yoksa beyni hacklemek ve yeni duyular yaratmak mümkün mü? Beyni hackleyebilsek bile, sahip olduğumuzdan daha fazla duyuya sahip olmak ister miyiz? Beş duyunun ötesine geçip beyni hack etmek…

Beyni “hacklemek” fikri biraz korkutucu ya da bilim kurgu gibi gelebilir, ancak beyin çipleri ya da istilacı bir şeyden bahsetmiyoruz. Bahsettiğimiz şey, bir yarasanın yankılanması ya da bir kuşun manyetosepsiyonu (manyetik alanları algılama yeteneği) gibi yeni insan duyuları ekleyebilmektir. Bu iyi olmaz mıydı?

Bir anlamda, beyni çok uzun zamandır bir şekilde kırıyoruz. Görme engelleri insanların görmesi için kullandıkları bastonları düşünün. Göreceli olarak basit bir teknolojidir ve çalışmak için beyin ameliyatını içermez ancak bu beyni kandırmak için basit bir yoldur.

Kör insanların tam anlamıyla bastonla göremediklerini söyleyebilirsiniz. Çevrelerinde onunla birlikte geziniyorlar ama bu görmeye yetmiyor. Baston kör bir kişiye sahip olmadıkları bir algı hissi vermez. Yine de kör bir kişinin elindeki bastonun gücünü hafife almamalıyız. Bir navigasyon aracı olmasından daha fazlasıdır. Fenomen uzmanı Merleau-Ponty’nin dediği gibi, baston kör kişinin vücuduna “dahil edilir”. Ellerinin bir uzantısı olur. Yeri göremezler ama kelimenin tam anlamıyla bastonla hissedebilirler! Kör bireyin beyni, beyin implantı olmadan saldırıya uğradı. Tek ihtiyaçları olan basit bir bastondu.

Fakat bu nasıl “beyni hacklemek” anlamına gelir? Bu beyni ciddi bir şekilde hacklemektir, çünkü beyin bastondan bilgi alır ve bastonun vücudun bir parçası, algısal sistemin bir parçası gibi hissetmeye başlaması için o kadar kusursuz bir şekilde bütünleştirir.

Günümüzün gelişmiş teknolojisi ile neler elde edilebileceğini düşünün. Daha gelişmiş beyin hack teknolojisi zaten geliştirildi, bu yüzden sadece bilim kurgu gibi değil. Örneğin, sadece kör insanların görmesini sağlayan değil, aynı zamanda insanların cildindeki titreşimleri kullanarak duymalarını sağlayan akıllı yelekler de var.

Ancak soru devam ediyor. Kör insanlar bu titreşimli yeleği gerçekten görebiliyor mu? Sağır insanlar gerçekten duyabilir mi? Bastonu olan kör bir kişinin tam anlamıyla göremediğini kabul ettiğinizi varsayarsak neden bir yelek farklı olsun ki?

Aradaki fark, yeleğe karşı bastonla ulaşabileceğiniz bilgi miktarıdır. Bastonun verdiği tek bilgi, kişinin önünde yerde ne olduğudur. Yüzeyde engeller, adımlar veya başka değişiklikler olup olmadığını size söyleyebilir. Öte yandan yelek, çevre hakkında daha zengin bilgi sağlar. Görsel bilgiyi titreşime dönüştürmek için bir kamera kullanır, bu da çevrenin karmaşık bir resmini oluşturur. Normalde görülebilen ve görmek için gözlerini kullanan kişi ve görmek için yeleği kullanan kör kişide kabaca aynı görsel bilgi işlenip beyine gönderilir.

Elbette, beynin kendisi görmüyor, fakat doğru şekilde beynine takılan doğru algılayıcı düzeneğe sahip olan organizma – insan – doğru şekilde bu durumu somutlaşmıştırır. Beynin bu şekilde hacklenmesinin sebebi bu bilgiyi nasıl edindiğini umursamamasından kaynaklıdır. Yelek esas olarak tamamen yeni bir duyusal organ haline gelir. Tıpkı bastonun görme engelli birinin vücuduna dahil edilmesi gibi.

İnanılmaz olanaklar göz önüne alındığında bu teknoloji çok heyecan verici bir gelişmedir. Bu, belirli insani duyuları kaybetmiş veya hiç duymamış olanların artık koklear implantlar gibi pahalı, istilacı ameliyatlar olmadan onları yaşayabilecekleri anlamına geliyor. Ayrıca asla hayal bile edemeyeceğimiz yeni insani duyular ekleyebileceğimiz anlamına gelir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir