Karl Marx

Çalışma gücünün değeri, sürdürülebilmesine veya üretimine gerekli çalışma miktarı ile belirlenir ama bu çalışma gücünün kullanımı yalnızca işçinin fiziksel gücü ve etkin enerjisiyle sınırlıdır. Bir atın gereksindiği yiyecek İle süvarisini taşıyacağı süre birbirinden tamamen farklı iki şey olması gibi çalışma gücünün günlük veya haftalık değeri bu gücün günlük veya haftalık kullanımından tamamen farklıdır. İşçinin çalışma gücünü sınırlayan çalışma miktarı hiçbir durumda çalışma gücünün gerçekleştirebileceği çalışma miktarının sınırını oluşturmaz. İplik işçisi örneğini ele alalım. Günlük olarak çalışma gücünü yenilemek için, ona 3 şilinlik günlük bir değer yaratılmasının gerektiğini ve bunu da 6 saatlik günlük çalışma ile gerçekleştirdiğini görmüştük. Ama bu onu, on-on iki saat veya daha fazla çalışamayacak hale getirmemektedir.

Kapitalist, İplik işçisinin çalışma gücünün günlük veya haftalık değerini ödeyerek, bu güçten bütün gün veya bütün hafta yararlanma hakkına kavuşmaktadır. O halde onu çalıştıracaktır, diyelim ki günde oniki saat.Böylece iplik işçisi, ücretinin yani çalışma gücünün değerinin eşitini üretmek için ona gerekli olan altı saatin üstünde, artı-çalışma saatleri olarak adlandıracağım altı saat daha çalışmak zorundadır. Bu artı-çalışma bir artık-değer ve bir artı-üretim olarak gerçekleşecektir. Kapitaliste çalışma gücünü sattıgına göre, toplam değer yani yarattığı üretim, belirli bir dönem çalışma gücünün maliki olan kapitaliste aittir…. İşçinin işçi olarak ve kapitalistin kapitalist olarak sürekli üretmek zorunda kaldıkları kapitalist üretimin dayandığı, Sermaye ve Emek arasındaki bu tür bir alışveriştir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz